Subscribe to our RSS Feed
Son Yazılar
Eski Arşiv
Yararlı Bağlantılar
Netteyiz Network
22nd

Oca.

Comments:

0

Posted in:
ŞİİR

Sakat Süvarinin Karısı

Meğer çoktan dökülmüş
Aynalardan sırlar,
Çoktan yayılmış kanser kokusu
Apartman boşluklarına
ve karanlık pencerelerde
Eski bir çığlık gibi yaşıyormuş kadınlar…
Yoksa der miydim anneme
Küstah bir şaşkınlıkla,
Bırak artık bu beklemeleri, diye
Çünkü güzel günler geride kaldı,
Beklenen o güzel günler
O da biliyordu oysa
Bahtsız kadınlar kabilesinde ölümün
Sıradan günlere paylaştırıldığını,
Felaketlerin basit sezgilerle farkedilip
Yürek ağrılarını dindirdiğini.
Nitekim vazgeçmişti artık
İpekli kumaşlar dikip
Sakat süvariyi beklemekten…
Konuştuk uzun uzun
Balolar, danslar, şenlikler ve
Cumhuriyet…
Sonra başını açmasını söyledim ona
Durdu… düşündü…
ve karanlık anlamları
Bırakarak ardından
İncecik bir yalnızlık gibi
Sokaklara çıktı,
Hatırladı kendini… ürperdi…
Akşamdı… bizim gibi adamlar
Haber verdi
Ölüsünün mercan karakolunda bekletildiğini.
Başörtüsünü
ve amelelere harb-ı umumiyi anlatan
Sakat süvariyi kahveden aldım.
Ne babamın polislere anlattığı
Dokunaklı anılar,
Ne de kirli deniz kokan
Saçları tanık oldu ölümüne…
Onun ölümü ne kanser,
Ne kocası,
Ne komşular…
Ölümü, elimde buruşturduğum
Bu başörtü
Bu baş… bu örtü…
Bu baş… bu örtü…
Bu baş… bu örtü…

Cezmi Ersöz

No related posts.

Related posts brought to you by Yet Another Related Posts Plugin.

Leave a Reply